‘Görünen’ Çevirmenler: CODA’lar

Dünya dönerken uluslararası çeviri günü yaklaşıyor. Her sene 30 Eylül tarihine denk gelen bu özel gün, çevirmenlerin görünürlüğü meselesini yeniden akla getirdi. İki dil ve kültür arasında, farklı araç ve kanallarla sağlanan bu edim, teknolojik gelişmelerle yeni biçimler kazanmış durumda. Kâğıttan ekrana taşınan sözlük formu halen yardımcı ve kullanım kolaylığı yadsınamaz. ‘Piliç Çevirme’ düzeyinde bir çeviri hareketliliği ise, anı yaşıyor. Yapay zeka ile geliştirilen yeni tür sözlükler için aynı kararlığı gösteriyor demek, bu anlamda güç. Sözlü ve yazılı diller arası çevirilerde karşılaşılabilecek zorluklara bir yenisi ise işaret dilleriyle eklenmiş durumda. Çevirmen görünürlüğünün tartışıldığı alanlardakinden farklı olarak işaret dillerini içeren çeviriler, bu görünürlüğü bizzat barındırıyor. Bu özel günde CODA[1]’ları anmadan geçmek olmaz. Ana dili işaret dili olan ve çevirinin içinde büyüyen çocuklardan ötesi…

Ana Diller Arası Zorunlu Seçmeli

CODA sıfatı, yapısal olarak bir çevirmenin varlığına işaret etmez. İngilizce kısaltmanın tam karşılığı, Children of Deaf Adults; yani ‘Sağır Ebeveynlerin Çocukları’dır.[2] İşaret dili kullanılan evlerde büyümüş, sağır ve işitme engelli bireylerin işiten çocuklarını temsil eden bu kısaltma, iki dilli bireyleri tanımlamak için kullanılıyor. Dilin en az iki olduğu yerde kültürün de eş sayıda olduğunu varsayarsak bir etkileşimin varlığı yadsınamaz. İki kültürün dinamiklerini ana dili olarak edinen CODA’lar, ihtiyaç halinde kendiliklerinden çevirmen olabiliyor. Ama bu kadarla sınırlı değil, ana dilleri arasında yaptıkları çeviri, haliyle en niteliklisi oluyor.

“… standart makine çevirisi ve bilgisayar destekli çeviri aracıyla elde edilen çeviri çıktısı çevirmen gözünden yeniden işlenir. Burada çevirmenin dil uzmanlığı kadar kültür uzmanlığına da ihtiyaç vardır. Çevirmen bu noktada kendini gösterir. Ya da bir diğer ifade ile görünür hale gelir.” [3]

Hayatını profesyonel olarak çevirmenlikle sürdüren CODAlar ise, meslekte görünürlüklerini arttırıyor. Medyada olduğu kadar hukuk, eğitim ve sağlıkta da doğru ve güvenilir çeviri aktarımı böylece sağlanmış oluyor.

Çeviride Güvenilirlik

Teknolojik gelişmelerle niteliği sorgulanan çeviri pratikleri arasında işaret dilini içerenler de var. Dilin yaygınlaşması, görsel iletişim çağında bir fark mutlaka yarattı. Görüntülü konuşma pratiğinin kolaylaşması kadar işaret dili videolarına erişimin çeşitliliği de bu farkta etkili. İşaret dili sözlüklerinin, yapısına uygun görsel bir yer bulması sevindiriyorsa da, çevirilerin niteliği için aynı şeyi söylemek zor. Bağlamından uzak birebir çevirinin bilgiyi yıprattığı alanlardan biri de işaret dilinde yaşanıyor. Peki, yapay zekaya devredilecek anlık çevirilerdeki kültürel aktarımlar nasıl gerçekleşebilir? Akla yine CODA’lar gelmekte.

“O halde, en az iki dil ve kültür arasında gerçekleşen her türlü etkileşimin kesişme noktası olan çeviri ediminde, gerçek yaşamdan kesitler halinde veya kurgusal bağlamlarda, bir başka deyişle, sözlü ve yazılı çeviri uygulamalarında, dublaj, altyazı, makine çevirileri gibi özel alan çevirilerinde edimbilimsel yaklaşımlar hem çeviri sürecinde hem de bir ürün olarak çeviri metnin değerlendirilmesinde son derece önemli araçlar, yöntemler ve kuramsal çerçeveler sunmaktadır.”[4]

Çevirmensiz bir çeviri düşünebilir miyiz? Belki de bu yüzden “çevirmenler günü” olarak kutlanması gereken bir günde, DOSTEXT de CODA’lara selam vermek istedi. Yapay zekâ ile geliştirilen uygulamada, insan emeğine güvendiği için de aksi düşünülemezdi…


[1] Tr. KODA okunur. 

[2] Türkçe karşılığı, SEÇ olarak önerilmektedir. Arık, 2015‘ten aktaran, A. Zeynep ORAL, Türk İşaret Dilinde Karşılığı Olmayan Sözcüklerin Çevirisinde Uygulanan Bazı Stratejiler, Edebiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 32 Sayı 2, Ankara 2015, s.208

[3] Mehmet Cem ODACIOĞLU, Çeviri Teknolojileri Bağlamında Çevirmenin Görünürlüğü, Çeviride Teknoloji: Süreç ve Uygulama – 1 içinde, Grafiker Yayınları, Ankara 2020, s.141

[4] Neslihan Kansu-YETKİNER, Çeviribilim Edimbilim İlişkisi Üzerine, İzmir Ekonomi Üniversitesi Yayınları, 2009, Önsöz içerisinde, s.vi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir