İHAS 10. MADDESİ VE ANAYASANIN 25 VE 26. MADDELERİNDE DÜZENLENEN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE İŞİTME ENGELLİLER İLE KESİŞİMİNE DAİR

Giriş

Bu yazımızda ifade özgürlüğüne işitme engelliler penceresinden bakacağız. İfade Özgürlüğüne ilişkin düzenlemelere kısaca değinerek işitme engellilerin bilgiye ulaşmalarının zorluklarına, ulaştıkları bilgilerin çeşitliliğini sorgulamayı ve okuyucuları bu konuda düşünmeye sevk edip merak uyandırmayı amaçlamaktayız. İlgilisi için yazının sonunda yararlanılan kaynaklar yer almaktadır. İyi okumalar.

İHAS’ta İfade Özgürlüğü

İnsan Hakları Avrupa ifade özgürlüğünü düzenleyen 10.maddesi şu şekildedir :

            1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ulusal sınırlarla kısıtlanmaksızın, bir görüşe sahip olma, haber ve fikirleri elde etme ve bunları ulaştırma özgürlüğünü de içerir. Bu madde Devletin radyo yayıncılığını, televizyon ve sinema işletmeciliğini izne bağlamasına engel değildir.

            2. Bu özgürlükleri kullanırken ödev ve sorumluluk içinde hareket edilmesi gerektiğinden, ulusal güvenlik, ülke bütünlüğü veya kamu güvenliği, suçun veya düzensizliğin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması, başkalarının şeref ve haklarının korunması, gizli bilgilerin açığa vurulmasının önlenmesi, yargı organının otorite ve tarafsızlığının korunması amacıyla, hukuken öngörülen ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan formalitelere, şartlara, yasaklara ve yaptırımlara tabi tutulabilir.

Anayasa’da İfade Özgürlüğü

            Anayasada düşünce ve kanaat hürriyeti 25. Maddede; düşünce ve kanaatleri açıklama ve yayma hürriyeti ise 26. Maddede ayrı olarak düzenlenmiştir. Anayasanın ilgili maddeleri şöyledir:

            Madde 25 – Düşünce ve kanaat hürriyeti   

            Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

            Madde 26 – Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

            Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

            Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

            Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

             Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

            Görüldüğü üzere sözleşmede tek madde halinde düzenlenen hüküm, Anayasanın yukarıda alıntılanan iki maddesinde karşılığını bulmaktadır. İlgili maddeler karşılaştırma yapabilmek ve konunun uluslararası hukukta ve iç hukukta nasıl düzenlendiğinin gösterilmesi amacıyla birlikte verilmiştir.

            İfade Özgürlüğünün Üç Bileşeni

            Sözleşmenin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. Maddesinin ilk paragrafı korunan özgürlükleri tanımlarken ikinci paragrafı devletin ifade özgürlüğüne meşru müdahalede bulunabileceği koşulları öngörmektedir. İncelememiz Sözleşme bakımından ilk paragrafla sınırlı olacaktır.

            Söz konusu paragraf ve Anayasa birlikte değerlendirildiğinde ifade özgürlüğünün üç bileşeninin olduğu görülmektedir. Bunlar

  • Düşünce ve fikir sahibi olma özgürlüğü,
  • Bilgi ve fikir alma özgürlüğü,
  • Bilgi ve fikir verme özgürlüğü’dür.

bu bileşenlere Anayasa Mahkemesi de çeşitli kararlarında yer vermiştir. Bu kararlardan birinde Anayasa Mahkemesi:   

            “…ifade özgürlüğü, sadece ‘düşünce ve kanaate sahip olma’ özgürlüğünü değil aynı zamanda sahip olunan ‘düşünce ve kanaati (görüşü) açıklama ve yayma’, buna bağlı olarak ‘haber veya görüş alma ve verme’ özgürlüklerini de kapsamaktadır. Bu çerçevede ifade özgürlüğü bireylerin serbestçe haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir.  (AYM, Emin Aydın Kararı, B. No: 2013/2602)

            Öncelikle bu üç bileşenden bahsedelim ve bundan bahsederken ifade özgürlüğünün işitme engelliler ile kesişiminin nasıl olacağını inceleyelim.

            Düşünce ve kanaate sahip olma özgürlüğü neredeyse mutlak denebilecek bir korumaya sahiptir. Bu durumda düşünce ve kanaat dış dünyayla paylaşılmamıştır. Düşünce ve kanaat sahibi olma özgürlüğü bakımından dikkat edilecek nokta devletin vatandaşlara telkinde bulunmaması, devlet tarafından vatandaşlara tek taraflı bilgilerin teşvik edilmemesidir. Aksi durumda düşünce ve kanaate sahip olma özgürlüğü bakımından ciddi bir engel söz konusu olacaktır. Çünkü düşünce oluşum aşamasındayken tek taraflı bilgilerle karşılaşmakta, farklı görüşlere ulaşamamakta ve başka bir yöne evrilememektedir. Fikir sahibi olma özgürlüğüne dair son olarak belirtmek gerekir ki bu özgürlük kişinin görüşlerini açıklamaya zorlanamayacağını içeren negatif özgürlük alanını da içine almaktadır.

Bilgi ve fikir alma özgürlüğü çeşitli kaynaklardan bilgi alabilmek olarak açıklanabilir. Peki bu bilgiler ulaşılabilir midir? İşitme engelliler için erişilebilir kaynaklardan bilgi ve fikir alabilme imkanı var mıdır? Böyle bir imkanın var olması tek başına yeterli olmaz. Ayrıca erişilebilir olan bu kaynaklar tek taraflı olmaktan uzak olup çeşitli kaynaklardan mı oluşmaktadır? İşitme engelliler için erişilebilir kaynakların çeşitlilik arz etmemesi, tek yanlı olması durumunda bilgi ve fikir alma özgürlüğünün tam olarak sağlandığından söz edebilmek mümkün olmayacaktır.

Son olarak bilgi ve fikir verme özgürlüğünden bahsedelim. Bu durumda kişinin fikir ve düşüncelerini açıklamasından, edinmiş olduğu bu fikir ve düşünceleri paylaşmasından bahsederiz. Bilgi ve fikir verme özgürlüğü, bilgi ve fikir alma özgürlüğünü tamamlayıcı niteliktedir. Bilgi ve fikir verme, bunları dış dünyayla paylaşabilme açısından da işitme engellilerin durumu önem arz etmektedir. İşitme engelliler kendi fikir ve düşüncelerini başkalarıyla kolay bir şekilde paylaşabiliyor, başkalarıyla bir sorun yaşamaksızın, kolayca fikir alışverişinde bulunabiliyorlar mıdır?

Sonuç 

            Yukarıda ifade özgürlüğünü üç bileşenden yola çıkarak kısaca inceledik. Bu bileşenler bakımından özellikle bilgi ve fikir alma ile bilgi ve fikir verme özgürlükleri bakımından işitme engellilerin ciddi sorunlar yaşadığı çok açıktır.  Bilgi ve fikir almak, edinebilmek bakımından bu durum bilgi edinilebilecek kaynakların erişilebilir olmamasından, erişilebilir kaynakların çeşitliliğinin sınırlı oluşundan vb. nedenlerden kaynaklanabilmektedir. Bilgi ve fikir vermek, bilgi ve fikirlerini dış dünyayla paylaşabilmek bakımından ise bilgi ve fikirlerin paylaşılmak istendiği kitle ile işitme engelliler arasında iletişim sorunu yaşanmaktadır.  Aralarında gerçekleştirilmeye çalışılan iletişim iki taraf bakımından da kolay olmamakta, gündelik hayatın hızına ayak uyduramamaktadır.

KAYNAKÇA

  1. Karan/Ulaş: İfade Özgürlüğü, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru El Kitapları Serisi -2, 2018.
  2. Macovei/Monica: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi’nin uygulanmasına ilişkin kılavuz, İnsan hakları el kitapları, No.2
  3. Bychawska-Siniarska/ Dominika : Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Kapsamında İfade Özgürlüğünün Korunması, Ç: Av. Tuğçe Duygu Köksal. 2018.

Bir Cevap Yazın